NAZAR NEDİR?
Arapça ‘nazar’ kelimesi , ‘bakış’ anlamına gelir. Türkçe’de de ‘nazar’ kimi insanların bakışlarındaki zararlı güç ve bu nitelikleriyle, bir kişiye, bir hayvana ya da bir nesneye bakmakla, canlı üzerinde hastalık, sakatlık, ölüm, nesne üzerinde kırılma gibi olumsuz etkinin meydana gelmesidir (Anadol 1987:124). Nazar sadece insanlara özgü bir olay olmayıp, mal mülk, hayvan, toprak, ağaç, çiçek, eşya ve evlerde nazara uğrayabilir. Herhangi zararlı bir olay, böyle bir sebebe yüklendiği zaman ‘nazar değdi’, ‘nazara uğradı’, ‘göz değdi’, ‘nazara geldi’, ‘göze geldi’, ‘göz aldı’vb. deyimler kullanılır. Nazar toplumsal ve kültürel bir üründür. Bugün olduğu gibi tarihi devirlerde de mevcuttur .Nazar inancını Neolitik çağlara kadar götürmek mümkündür. Balta şeklinde yapılmış olan nazarlıklar, (amuletler) Girit’te , Aşağı Mısır’da, Malta’da , Kuzey Fransa’da ve Britanya’da Bronz çağında bulunmuştur. Eski çağlardan itibaren Batı’da ve Doğu’da büyünün ve nazarın kötü etkilerine inanış ve tedbir alma bilgisi kökleşmiştir (.Uğursuz gözden çıkan fenalığı defetmek için kullanılan el şeklinde muskalar, Mısırlılar, Fenikeliler, Yunanlılar, Romalılar tarafından kullanılmıştır .Gerçeklere aykırı olmakla birlikte, gözleri fazla çukur, kaşları birbirine bitişik olanlarda ve açık çiy mavi gözlerde nazar gücü olduğu sanılır ve de mavi gözlülerin kötü niyetli, kıskanç, başkalarına zarar vermekten hoşlanan kimseler olduğuna inanılır . Kıskançlık duygusunun nazara yol açacağı inancı yaygındır. Yalnız şom göz değil, şom ağızda vardır (Westermarck 1961:9). Keskin göz ve güçlü dil, baktıkları ya da övdükleri canlıların, hastalanarak ölmelerine neden olur. Özellikle kişinin yakınlarının, fazla hayranlık ve sevgi duyguları da nazara neden olur
Hümeyra Kahvecioğlu

